Yıllarca bıkmadan usanmadan erkeklerin askerlik, kadınların gebelik hikayelerini dinler dururuz.Erkekler tüm askerliğini patates soyarak geçirse bile sanki yurdu düşman işgalinden kurtarmış gibi anlatır dururlar. Kadınlarsa dokuz ay on günü nasıl rahat !! geçirdiğini, her işlerini yaptıklarını!!, kimselere eziyetleri olmadığını!! fakaaaat doğumlarının.....
İşte burada yaşadıkları travmaları katlayarak çevrelerine anlatırlar.O sırada orada, o hikayeleri dinleyen bir genç kız varsa eyvah eyvah. İleride gebe kaldığında kabuslar görmeye başlar.Her şey ama her şey bir sorundur. Bir süre sonra da bu hayalı sorunlar gerçek olur.Gebelik hayatı çekilmez hale getirir..
Halbuki gebelik süreci hayatın en özel anlarıdır. Tamamen doğaldır. Seyrek olarak başa gelir ve bu geçici dönemlerin tadını çıkarmak gerekir.Elbette tüm kaprislerinizi kocalarınıza yapın hanımlar. Ben sonuna kadar yanınızdayım. Yazın portakal, kışın karpuz isteyin. Gecenin bir yarısı canınız dondurmalı kazandibi çeksin. Ev işlerini kocanız yapsın. Bırakın camları silsinler, ütüleri yapsınlar. Siz keyfinize bakın.Ben sonuna kadar yanınızdayım ama ne olur keyif alın. Gülümseyin. Güzel müzikler dinleyin ki bebeğimiz içeride keyiflensin. Stress=stress, neşe=neşe.Siz iç içesiniz. Her duyguyu o da tadıyor. Güzel duygularla doğan bebeğin kolik dediğimiz gaz sancıları hiç olmuyor mışıl mışıl uyuyor.
Hava çok güzel bugün.Kocanızı takın kolunuza çıkın yürüyün. Yakınınızda varsa deniz havası alın.Ben çıkamıyorum benim yerime de deniz kıyısında bir bardak salep için olur mu?:)