O Ağacın Altı
O Ağacın Altı

Çocukluğumda yaz tatilleri  annemin ailesinin yaşadığı İzmit'te ki şimdiki adı Karşıyaka olan çiftlikte geçerdi.Dedem ,anneannem, dayılar,teyzeler,yengeler,enişteler ve otuz kuzen!Yanlış duymadınız.Büyüklü küçüklü 30 kuzendik.Herkes yazları yurt içi yurt dışı nerede yaşarsa yaşasın bir araya gelirdi.Şenlik içinde büyük sofralar kurulur.Dut ağaçları silkelenir.Kirazlar ,erikler toplanır.Neşe içinde ağaçların altına serilen örtülerin üzerinde çeşit çeşit meyveler yenirdi.İnek seslerine ,kuzuların boynundaki çıngırak sesleri karışır,gürül gürül akan çeşmenin yalağından atlar büyük bir keyifle su içerlerdi.Bu masal ortamından kaçıp saklandığım bir sığınağım vardı.Aynı resimdeki ağaç gibi,küçük bir tepenin başında tek başına dimdik duran ,dallarıyla bana hoş geldin deyip kucak açan bir ağaç.Koşa koşa gider ,gövdesine sarılır,öper sonra da kıyafetlerimin beyazlığına ve böceklere aldırmadan çimenlerin çiçeklerin üzerine uzanır, ağacımın yapraklarını seyrederdim.Güneş yaprakların arasından geçip yüzümü gıdıklardı.Rüzgar dalları sallar, bana ninni söylerdi.Yıllar geçti.O günler hatırladıkça gülümsenen bir hatıra olarak kaldı.Şimdilerde ne zaman üzülsem, içim daralsa gözlerimi kapıyorum.Ağacımın altında düşlüyorum kendimi.Küçük,mutlu Bilgiyi...