Bu konu ile ilgili yazmam istendiğinde ben bile bir kadın doğum uzmanı olarak iki gündür düşünüyorsam, toplum olarak bazı şeyleri hala aşamadık demektir.Gelişmekte olan bir müslüman ülke olarak uçları yaşamamıza sosyologlar ne diyor bilemiyorum.Benim tespitim şu.Eğitimsizlik.Anne- babalar,öğretmenler bu bilgileri ya yaşayarak, ya da yanlış ağızlardan derme çatma öğreniyor ve ayıp-günah-yasak üçlemesiyle yeni nesile doğruları aktaramıyorlar.İlk orta lise eğitimini geçtim, tıp fakültesinde ,hatta kadın doğum asistanlığını yaparken bile bu konuda ne eğitildik ,ne de referans bir kaynağımız oldu.Hastalarımız en güvenir kaynak olarak bize soru sorduklarında, durumumuz içler acısıydı.
Asistanlığımın son senesiydi.Artık kadın doğum uzmanı olmuş sayılırdım.Yüzbinde bir görülen hastalıkların tedavisini bile ezbere biliyor, en zor ameliyatları rahatlıkla yapabiliyordum.Nişanlıydım ve asistanlığım biter bitmez evlenecektik.Müstakbel eşim de meslektaşımdı ve ilk erkek arkadaşımdı.Farklı illerde yaşadığımız için birbirimizi ayda yılda bir görüyor,el ele tutuşup boğazda yürümek dışında da bir faaliyette bulunmuyorduk.Özetle ben cinsellik konusunda oldukça bilgisizdim.Çok da umursamıyordum ta ki o poliklinik gününe kadar...
Kapı çalındı.İçeri uzun boylu,genç ve oldukça bakımlı,çok güzel,tesettürlü gebe bir hanım girdi.Yalnızdı.Muayenesini yaptım .İlacını yazdım.Gebeliği ile ilgili önerilerde bulundum.Beni dikkatlice dinledikten sonra ''size bir şey sorabilir miyim?''dedi.''Elbette buyrun''dedim.''7 aylık gebeyim biliyorsunuz.Eşimle ilşkiye girerken arkadan olmasından bir sakınca var mı?''dedi.Benim kaşlarım çatıldı ve ''Makadi ilşki sizin sağlığınız açısından son derece sakıncalı''dedim.Bu sefer kızma sırası hastadaydı.''Ne münasebet.Siz beni yanlış anladınız.Arkadan derken eşim arkada olacak şekilde demek istemiştim.''dedi.Kafam karıştı.Anatomi bilgilerimi hemen gözümün önüne getirdim.Eşinin taa arkadan öne oradan da vaginaya uzanacak kadar uzunlukta penis boyunun olacağını mantığım almadı.Ben böyle düşünürken dalmış olacağım ki hastanın sesiyle yakalanmış gibi irkildim.''Siz bekarsınız heralde.Neyse,neyse ben reçetemi alayım.İyi günleer''Diye kapıyı çarpıp gitti.Biraz önceki o bilmiş doktor havamdan eser kalmamıştı.Bilgisizliğimden çok utanmıştım çok...
Yapılan araştırmalar göstermiş ki, aldatmaların %30 luk önemli bir kısmı gebelik ve lohusalık döneminde olmaktadır.Yanlış hatırlamıyorsam Elif Şafak bir kitabında bu tür kadınlardan ''lohusalık akbabaları''diye bahseder.Gerçekten de gebeliğin getirdiği bulantı kusmalar, akıntı artışı, bebeğe bir şey olur endişesi, karnın büyümesine bağlı ilişkide zorlanma, kilo alma,ödem,kıyafetlere sığamama ile beraber kendini eskisi kadar çekici hissetmeme;doğum sonrası dikişlerdeki ağrılar, çocuğun sürekli ağlayıp emmek istemesine bağlı yorgunluk ,uykusuzluk, sürekli hayırlı olsuna gelen misafirler, kıyafetlere yine girememe ve süt gelsin diye rejim de yapamama...İşte akbabaların avını bulmak için gökyüzünde dolanması gibi ,sizin yuvanızın çevresinde de bu tür dişi yaratıklar dolanmaya başlar.
Şimdi kulağınızı ve gözünüzü dört açarak beni dinleyin kızlar.Öncelikle cinsel ilşkide bazı durumlar dışında bebeğe hiçbirşey olmaz. Rahim ağzı kapalıdır ve ucu yapışkan bir tıkaçla tıkalıdır.Erkeğin sperminin rahime geçmesi veya penisin bebeğe değmesi imkansızdır.Endişelenip eşinizi kendinizden uzaklaştırmayın.Korkularınızı eşinizle beraber doktorunuza çekinmeden anlatın.(Gebelerimin çoğu cinsellikle ilgili bir soru soracakları zaman eşlerini odadan çıkarıp ,utana sıkıla bana ilşkide bulunma yasakları ile ilgili kaçamak bir iki soru sorup kaçarcasına kapıdan çıkarlar.) Gebelikte ve lohusalıkta kendinizi salmayın.Unutmayın bu dönemde östrojen dolusunuz.Cildiniz prıl pırıl.Bakışlarınız canlı.Harikulade şık gebe kıyafetleri mevcut.Saçlarınız bitkisel boyalarla boyatabilir,makyaj, manikür ,pedikür rahatlıkla yaptırabilirsiniz.Dişiliğinizden ödün vermeyin.
Bazı durumlarda kısıtlama yapılabilir.Gebelikte ilk ay bebeğin yerleşme süreci olduğu için haftada bir kezden fazla ilişkiye izin verilmez.Düşük tehlikesi sebebiyle vaginal kanaması olan gebelerde tehlike geçene kadar ilişki yasaklanır.Genital siğil veya başka bir zührevi hastalık taşıyan bir partneri olan gebenin ilşkiye girmesine de izin verilmez.Çoğul gebeliği olanlarda da(ikiz-üçüz) gebeliğin son üç ayı ilişki yasaklanır.Erken doğum tehlikesi olan, çocuğun eşi önde gelen,suları gelen gebelerde de ilişki yasaktır.
Nelere dikkat etmek gerekir?Bahsettiğim yasak durumlarında ilşkiye girmemek gerekir.Kimyasal kayganlaştırıcılar kullanılmamalıdır.Spermin içindeki prostoglandin adındaki madde rahim ağzına döküldüğünde rahim kasılmasına sebep olacağından geri çekme veya prezervatif kullanılması uygun olacaktır.(Yalnız biz bu durumu bazen avantaja çeviriyoruz. Şöyle ki;Günü geçmiş ama hala doğum ağrıları başlamamış gebelere ilşiki önererek kasılmaları başlatıyoruz.).Prezervatif aşırı esanslı olmamalıdır.Normal basit prezervatifler tercih edilmelidir.Meme uçları da hassatır.Dokunulması doğum ağrılarını başlatacak oksitosin hormonunu salgılatacağından bu bölgelere gebeliğin son aylarında pek dokunulmamalıdır.
Gebelikte güvenli sexte özellikle 20. haftadan sonra, karnın yapacağı baskıyı engellemek için erkeğin yanda veya kadının üstte olduğu pozisyon uygun olacaktır.