Spor Salonunda İlk Günüm
Spor Salonunda İlk Günüm

Dün yazdığım yazıda yılladır aynı kiloda olmamdan duyduğum gereksiz gururu anlatıyordum.Gereksiz diyorum çünkü bir spor salonuna başladım.
   Eşofmanımı giydim.Doğru hocanın yanına.Bir öğrenci stresi ve disipliniyle spor hocam ne derse yapmaya hazır karşısına dikildim.
  ''Hocam merhaba.Bugün benim ilk günüm.''
Hoca beni şöyle bir süzdükten sonra
''Farkındayım''dedi.E hoca tabi saygımız sonsuz.Bu manasız kelimenin üstünde durmadan tüm şirinliğimi takınarak
 ''Nereden başlıyoruz '' dedim
Boyu benden nerdeyse bir kafa kısa,  kas yumağı konsantre erkek gevrek gevrek sırıtarak
  ''Sizi ölçerek.Ama önce şu formdaki sorulara cevap verin.''dedi.
Sınavdaymış gibi ürperdim.Yine de soğukkanlılığımı bozmadan
  ''Buyurun sorun''dedim
  ''Buraya geliş amacınız nedir?''
Şok.Ne demek bu şimdi?''Efenim geliş amacım sizin gibi boylu poslu !zeki !insanlarla kaynaşıp dost olmak''dememek için kendimi zor tuttum.
  ''Anlayamadım '' dedim.
  ''Yani fit olmak için mi?kilo vermek için mi?''dedi
  ''Hiç biri sağlıklı olmak için geliyorum.Ben yeterince fit olduğumu düşünüyorum.Üstelik kilom 15 senedir aynı'' dedim gururla
Hoca beklenmedik bir karşı atağa kalktı
''Yani değişme zamanı''
diyerek 1-0 öne geçti.
Ölçümler yapıldı.Uygun egzersizler planlandı.
15 dakika bisiklet,15 dakika alet,30 dakika kardiyo...
100 yaşında ve balık burcu biri için evet ama benim gibi kıpırdak bir ikizlere bu program bir hakaretti.Hocaya tüm saygımla baş eğmiş gibi göründüm.Bisiklete bindim.Pedal çevirirken yan salondan gelen müzik seslerine ışığa koşan kelebekler gibi uçtum.Bir de ne göreyim!Rumba dansıyla spor.Tam bana göre!İspanyol bir hoca,tüm duvarlar cam, 15-20 fit kadın, muhteşem müzikler...
  Önce ısınarak başladık.Allahım bu ısınmaysa sonrası nasıl gelecekti acaba?15 dakika sonunda dilim dışarda, yanaklarım alev alev, adeta nehirde sürüklenen bir odun gibi hocaya uymaya çalışıyorum.Hoca sanki duracel pil yutmuş gibi.Hopluyor,zıplıyor,terter tepiniyor ve bizim de aynı ritim de tepinmemizi istiyor.Sağıma soluma bakıyorum kimse de yorgunluk belirtisi yok.Hepsi idmanlı belli..Ben kalp krizi geçirmeyi göze alarak tepinmeyi sürdürüyorum.Aynadaki aksim feci!estetikten eser yok.O da ne !kapıda bir göz beni gülerek izliyor.Yer cücesi kaslı insana ait bu göz.Utancımdan tüm gücümle dansa devam etmeye çalışıyorum ama heyhat..Ne bacak benim bacağım, ne kol benim kolum artık..Neyse ki bir saatlik rumba dersi bitiyor.Başım önümde kapıdan çıkarken hoca yolumu kesiyor.
  ''Bilgi Hanım .Ben değişme zamanı derken toprağın üstünden bahsetmiştim.Toprağın altına girmeye bu kadar heveslendinizse daha kolay yolları vardı...''
  '':(''