Zeynep
Zeynep

 Balkonun demirlerine yaslandı.Gözlerini kapayıp yüzünü güneşe çevirdi.Derin bir nefes aldı.Deniz kokusu genzini yaktı.Başı hafiçe döndü.Denizin kokusu mu, mutluluk mu onu sarhoş etmişti?Gülümsüyordu. İçindeki kahkahaların bu kadarı görünsün istiyordu.Büyünün bozulacağına inanıyordu çünkü...Boğazın sert rüzgarı güneşe rağmen sırtını ürpertti.Başka zaman olsa aldırmaz, dakikalarca boğazdan geçen gemileri,kayıkları, dalgaların güneşle dansını izlerdi.Artık farklıydı.Herşey hem de herşey... Usulca girdiği odasında masasının üzerinde açık duran bilgisayarına baktı.Bu sefer kararlıydı.Yüzlerce kere yazıp ,yüzlerce kere sildiği mektubu bitirmeye...Bu dünyada annesinden başka o'nu kim anlayabilirdi?Yıllarca her yaptığı çılgınlığı büyük bir sabırla sineye çeken, babasıyla arasında tek köprü olan bu yüce insan son kez yanında olmayı kabul edecekmiydi? Bilgisayarını aldı.Kanepeye uzandı.Dizlerinin üzerine çektiği battaniyenin altında kendini daha güvende hissediyordu. ''Güzeller güzeli annem.''diye başladı''Şaşırdın biliyorum.Sana ,belki de hayatımda ilk kez yazıyorum.Belki de son kez.Herşey senin vereceğin tepkiye bağlı.Nereden başlayacağım bilemiyorum.Yazmayı da sevmem bilirsin ama bu sefer mecbur kaldım çünkü yazacağım şeyler seni şaşırtabilir,kaygılandırabilir belki de üzebilir.Korkma kimseye kötü birşey yapmadım.Kendime de!Hatta belki de hayatımda ilk kez kendim için doğru olanı yaptım.Umarım mektubum bittiğinde sen de aynı şeyi düşünürsün. Yıllardır başımın etini yedin '' Evlen artık!Bak arkadaşlarının hepsi evelendi. Çoluk çocuğa karıştı'' diye.Ben de sözünü dinledim ve pekçok aday denedim.Kimisi, kel kafasına ,şiş göbeğine bakmadan beni beğenmedi.Kimi bağlanmayı istemedi.Kimi çocuklardan nefret etti.Kimi psikopat çıktı.Kimi işinden gücünden beni göremedi.Kiminin beyni yok, pazusu çoktu.Kiminin beyni çok ,ahlakı yoktu.Kimi en yakın arkadaşımla aldattı.Kimi ''sen güçlüsün ''dedi korktu kaçtı.E biyolojik saatim de alarm vermeye başladı.Anne olmak istiyordum anne!Tıpkı senin gibi!Bana benzeyen,''anne''diyen,yumuşacık ellerini avuçlarıma alacağım, mis tenini koklayacağım,etimle kanımla besleyeceğim bir bebeğim olsun istiyordum ama nasıl?Hayatıma giren bu adamlardan değil baba, dış kapının mandalı olamazdı.Bu beyaz atlı prens dedikleri canlı türü arkadaşlarıma uğramış,onları gebe bırakmış,sonra da yaptığına bin pişman olup bana uğramadan gitmişti.Tamam işi sulandırdım biraz kabul ediyorum ama n'apiyim tansiyonun var.Lütfen git ilacını iç öyle okumaya devam et.Nerde kalmıştık? Evet sadede geliyorum.Anneciğim, hayatta herşeyin tek başına üstesinden gelmeyi bana sen öğrettin.Bunu da tek başına halletmeye karar verdim.Yani bir anlamda sorumlu sensin !Babama aktarırken de bunu belirtirsen sevinirim.Off ne zormuş söylemek!Anne gebeyim.Üstelik babası da belli değil.Bayılma sakın.Yani böyle söyleyince kulağa pekhoş gelmeyebilir ama artık dünyada böyle anne olan milyonlarca kadın var.Yurtdışına gittim.Uygun bir sperm bulundu.Yumurtalarım toplanıp o spermle dışarda döllendi.Sonra da minik bebeğimi içime yerleştirdiler veeee ilk seferde tuttu!Hedef 12!.Çok mutluyum, çok heyecanlıyım anne ama sana şimdi her zamankinden fazla ihtiyacım var.Lütfen beni bu dünyada bebeğimle yanlız bırakma!''