Yaklaşık bir aydır Almanya'dan arayıp Tüp bebek tedavisi için İstanbul'a gelmeye çalışan ve organize olmak için çabalayan bir hastam nihayet cumartesi sabahı geldi.Uçaktan inmiş, nefes nefese randevusuna yetişmek için koşuşturmuştu. Paris'ten aldığı çikolatasını mahcup bir şekilde uzattı. ''Kusura bakmayın doktor hanım telefonla sizi çok yordum. Sürekli sorular sordum ama nihayet gelebildim. Bu çikolatayı özür olarak kabul edin lütfen'' dedi.''Estağfurullah vazifemiz'' diyerek teşekkür edip uzattığı paketi aldım.Biraz daha rahatlamış görünüyordu. 10 yıllık evliydi ve eşi sebebiyle çocukları olmuyordu.Denemedikleri yöntem kalmamıştı.Beni arkadaşından duyunca gelmeyi çok istemiş ve yazışmalara başlayarak eşini de ikna etmişti.Büyük umut taşıyordu.Bu sefer olacaktı! O da herkes gibi bebeğini koklayacaktı. Bebeğinin gaz sancılarından, ilk diş çıkarmasından, ilk adımından, yaramazlıklarından bahsedecekti...Eşi izin alıp gelememişti. Kendisi de muayenesini olup, tedavisine başlayıp, Almanya'ya dönecekti.Bir hafta sonra tedavi devamı için tekrar gelecekti. Gözlerindeki telaşı, tedirginliği ve korkuyu görebiliyordum. Bir süre konuşup onu rahatlattıktan sonra muayene ve tahliller için hemşireye yönlendirdim. Muayenesini yaptım ama normal dışı bulgular vardı.Hastayı telaşlandırmadan normal tüp bebek tahlilleri dışında tahliller istedim.Sonucu aldığımda gözlerime inanamadım.Gebelik testi olumluydu. Yani gebeydi!!! 10 koca yıl beklemiş tam tedaviye başlayacağı gün gebe olduğunu öğrenmişti!! Önce boş gözlerle baktı. İnanamıyordu. Sonra çığlık atarak boynuma sarıldı. Tüm arkadaşlar güzel bir mucizeye tanıklık ediyorduk... Asla vazgeçmemek gerektiğinin, inandığında ; kalpteki , beyindeki olumsuz tüm duyguları yok edip umutla ve inançla başarılacağına inanıldığında, hiçbir şeyin imkansız olmadığının kanıtı karşımızda bize sevinç gözyaşlarıyla bakıyordu.